SULAMA BİRLİKLERİ KANUNU MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün onayını almak suretiyle işlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelik yeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevli sulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerini düzenlemektir.

İlgili maddeden anlaşılacağı üzere sulama birlikleri kurma görevi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğündedir. DSİ Genel Müdürlüğü su ihtiyaçlarını karşılamak üzere sulama birlikleri kurmakta ve bu sulama birliklerinin kuruluşunu ve takibini yapmaktadır. Sulama birliğinin herhangi bir kusurundan kaynaklı durumlarda DSİ Genel Müdürlüğüde sorumlu tutulacaktır.

Malatya ilinde tarafımızca açılmış olan davada sulama birliği tarafından sulama işlerinin sağlıksız bir şekilde yürütülmesi sonucu vatandaşların zararı söz konusu olmuştur. Tarafımızca Malatya İdare Mahkemesine dava açılmış ve Sulama birliği bahsedilen taşınmazların kendi sorumluluğu alanında olmadığını beyan etmiştir ve ilgili taşınmazların kendi sorumluluk alanında olmadığına ilişkin mahkeme kararı sunmuştur. Devamında Malatya İdare mahkemesi açtığımız davayı reddetmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne yaptığımız istinaf başvurusu sonucu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi istinaf talebimizi kabul ederek Malatya İdare Mahkemesi kararını kaldırmıştır ve açtığımız tam yargı davasını kabul ederek lehimize karar vermiştir ve böylelikle mağdur olan müvekkillerin mağduriyeti giderilmiştir.

Bahsettiğimiz kararı aşağıda paylaşıyoruz.

Yazar : Malatya Avukat  Mehmet ERBAŞ

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN : ABUZER ———– (Davacı)
VEKİLİ : Av. Mehmet ŞAHİN
İsmetiye Mh. Aksoğan Sk. Boyrazoğlu İş Merk. Kat:2 No:5 Battalgazi / MALATYA
KARŞI TARAF : 1- Akçadağ Sultansuyu Sulama Birliği (Davalı)
VEKİLİ : Av. ——————-
Dabakhane Mah. Tenzile Sk. No:27 Gözde İş Mrk. Kat:3/5 Battalgazi / MALATYA
2- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (Davalı)
VEKİLİ : Av. —————————-
Dsi 92. Şube Müdürlüğü Battalgazi / MALATYA

İSTEMİN ÖZETİ : Malatya İdare Mahkemesi’nce verilen ——– gün ve —————- sayılı kararın; dilekçede yazılı nedenlerle ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Davalı idarelerce savunma dilekçesi verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi —— Mahallesinde yer alan — ada – numaralı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan üzüm bağında kuruma neticesinde meydana gelen 20.200,00-TL zararının başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Malatya İdare Mahkemesince; Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ———— tarih ve ——————— sayılı kararı ile davacının dava konusu ettiği parsellerin de içinde yer aldığı bölgenin davalı idarelerin sorumluluk alanında olmadığına ilişkin kararının istinaf aşamasını tamamlayarak kesinleştiği, ortaya çıkan zararın davalı idarelerin kusurundan kaynaklandığına ilişkin başkaca somut bilgi ve belgenin sunulmadığı bu haliyle davalı idarelerin hizmet kusurundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacının tazminat talebinin zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı; sulama birliğine üye olduğu ve aidatlarını ödediği, taşınmazların sulama birliği sorumluluk alanı içinde yer aldığı ancak yeterli suyun taşınmazlarına ulaştırılamaması nedeniyle ürün zararına uğradığını ileri sürmekte ve kararın kaldırılarak tazminat isteminin kabulüne karar verilmesini istemektedir.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğu, kişilere lütuf ve atıfet duygularıyla belli miktarda para ödenmesini öngören bir prensip olmayıp; demokratik toplum düzeninde biçimlenen idare-birey ilişkisinin doğurduğu hukuki bir sonuçtur. İdari yargı da, bu anlayış doğrultusunda, idare hukukunun ilke ve kurallarını uygulamak suretiyle, idarenin hukuki sorumluluk alanını ve sebeplerini içtihadıyla saptamak zorundadır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının maliki olduğu Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi —– Mahallesinde yer alan — ada – numaralı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan üzüm bağında kuruma olması neticesinde 20.200,00-TL zararının tazmini istemiyle –.–.2017 tarihinde yaptığı başvurunun cevap verilmeyerek reddi üzerine davacı tarafından, söz konusu tarlaların davalı Akçadağ Sultansuyu Sulama Birliği’nin görev alanında bulunduğu, görev alanı içerisinde yer alan tesisleri işletme, bakım, onarım, yönetim ve yenileme hizmetlerini yürütmekle görevli olan Akçadağ Sultan Suyu Sulama Birliğinin kendisine verilen görevleri yerine getirmediği, söz konusu bölgede kullanılan sulama kanalının bakım ve onarımının yapılmamasının, sulama dönemlerinde kanalda taşmalara yol açtığı, o yöredeki tarım arazisi sahiplerinin kullanma suyundan eşit şekilde yararlanmasını sağlayacak önlemleri almadığı, sorumlu olduğu alan içinde bulunan tarlalara su verme hizmetini geç ifa ettiği, suyun eşit olarak kullanılması ve haricen kullanılmaması için gerekli özeni göstermediği, sulama kurallarına riayet etmeyenler hakkında cezai ve idari yaptırımlar uygulamadığı, uğramış olduğu zararın miktarının ve bu zararın davalı Akçadağ Sultansuyu Sulama Birliği’nin hizmet kusurundan ve kanunca verilen görevlerini yerine getirmediğinden kaynaklandığının tespiti maksadıyla Malatya Yeşilyurt Kaymakamlığı ilçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce görevlendirilen Ziraat Mühendisi —-   —-nezdinde yaptırdıkları delil tespiti neticesinde alınan bilirkişi raporunda bu zararın davalı yanın ihmalinden kaynaklandığının ortaya konduğu iddialarıyla, 20.200,00-TL zararının başvuru tarihi olan –.-.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile Dairemizce yapılan –/–/—- tarihli ara kararına verilen yanıt ve eklerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı taşınmazının bulunduğu alanın Akçadağ Sultan Suyu Sulama Birliği sorumluluk alanı içinde yer aldığı, davacının anılan sulama birliği üyesi olduğu ve aidatlarını düzenli olarak yatırdığı, taşınmazların bulunduğu yere beton sulama kanalları yapılmayarak taşınmazların yakınından geçmekte olan ve hem kuru dere yatağı hem de drenaj kanalı görevi görmekte olan —– Deresine sulama döneminde sulama birliği tarafından su takviyesi yapılmak suretiyle davacının taşınmazını sulaması için gerekli olan suyun sağlandığı, ancak —– Deresinin davacıya göre üst kısmında yer alan Mahmut Kurnaz ve diğer bazı çiftçiler tarafından deredeki suyun tamamının pompalar vasıtasıyla kendi taşınmazlarına alınması nedeniyle davacının taşınmazının bulunduğu alana yeterli sulama suyunun ulaşmaması sonucu üzüm bağlarında kuruma meydana geldiği ve 20.200,00 TL zarar oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bakılan davada; sulama birliği üyesi olan ve aidatlarını ödemekte olan davacıya, alınan aidat karşılığı sulama suyu temin etme görevinin sulama birliğinde olduğu, bu alanda sulama kanalları inşa etme ve sorumluluk alanı içindeki tüm taşınmazlara suyun ulaştırılmasına ilişkin teşkilatın kurulması görevinin ise davalı DSİ Genel Müdürlüğünde olduğu, Akçadağ Sultan Suyu Sulama Birliği sorumluluk alanında yer alan taşınmazların tamamına beton su kanalı inşa edilerek suyun ulaştırılması gerekmekte ise de, idarece taşınmazların bir kısmına drenaj kanalı ve kuru dere yatağı niteliğinde olan —– Deresine su verilmek suretiyle sulama hizmetinin ulaştırılmaya çalışıldığı, bu şekilde toprak kanallardan sulama yaptırılmasının su kaybına yol açacak olması nedeniyle kullanışlı olmadığı açık olmakla birlikte, idarece bu kanallar kullanılmak suretiyle taşınmazlara sulama suyu sağlanması yönteminin tercih edilmesi durumunda sorumluluk alanındaki tüm taşınmazlara suyun ulaştırılması için gerekli olan tüm tedbirlerin alınması gerektiği, somut olayda bu tedbirlerin alınmaması sonucu dere yatağının üst tarafındaki çiftçilerin suyun tamamını kullanması nedeniyle davacı taşınmazına su ulaşmadığı ve taşınmazdaki bağlarda kuruma meydana geldiği, bu sonucun meydana gelmesinde sulama suyu işletmesini düzgün yürütemeyen sulama birliğinin kusuru bulunmakla birlikte bu alanda sulama kanallarının inşası sırasında davacı taşınmazlarına su taşıyacak beton kanalları inşa etmeyen DSİ Genel Müdürlüğünün de sorumluluğu bulunduğu ve sorumluluğun müştereken ve müteselsilen olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, idarenin hizmet kusuru sonucu taşınmazındaki üzüm bağlarını sulayamayan davacının, üzüm bağlarının kuruması nedeniyle uğradığı zarara karşılık 20.200,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen ödenmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı istinaf başvurusunun kabulü ile Malatya İdare Mahkemesi’nce verilen –/–/—- gün ve —————- sayılı kararın kaldırılmasına,
2- Maddi tazminat isteminin kabulüyle 20.200,00-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan –/–/– tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine,
dava kabul ile sonuçlanmakla, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasının gerekmesi nedeniyle,
3- Aşağıda dökümü yapılan 352,30.-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.424,00.-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4- Hükmedilen miktar üzerinden belirlenen 1.379,86.-TL nispi karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince ilgili merciye müzekkere yazılmasına,
5- Davanın açılması sırasında peşin olarak alınan 345,00 TL nispi karar harcı ile fazladan alınan 35,90 TL istinaf karar harcının ve artan dava ve istinaf yargılama giderinin davacıya geri verilmesine,
27/05/2019 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.